Herkes Bir Gün Eve Döner
HERKES BİR GÜN EVE DÖNER
Savaş zamanlarıydı o zamanlar.Sokağa çıkılmıyor,sokaklarda insanların ölü bedenleri vardı.Normalde anneannesi ve dört kişilik bir aile olarak yaşıyorlardı.Anneanne eşini de kaybetmesinin ardından kızının evine gelmişti fakat burada da çektiği kahra dayanamadı ve vefat etti.Bütün aile zaten dönemin zorluğundan cok etkileniyorlardı,bir de kaybettikleri büyüklerinden sonra iyice yıkıldılar.Baba,vatanı pahasına beş parasız askerlik yapıyordu.Bu yaşadıkları şartları geliştirmek ve özgür bir sekilde yasamak için bütün erkekler canla başla savaşıyorlardı.Anne ise terziydi,ev işlerinden vakit bulduğu zamanlarda bir iki parça kıyafet diker ve ailesine katkıda bulunmak için bunları satardı.Çocuklar bir kız bir erkek ikizlerdi ve 14 yaşındalardı.Babasının işleri hiç yolunda gitmiyordu,annesinin aldığı para ise bir diş kavuğunu bile doldurmuyordu.Ailenin geçimini sağlamak ve daha rahat yaşamak için yeni bir şeyler yapmaları gerekiyordu.Bu böyle bir süre devam etti,artık savaşın son demleriydi.Düşmanların hepsi geri püskürtülmüş ve özgürlüklerine kavuşmak üzerelerdi.Bir gün evde ailecek otururlarken telefon çalmaya başladı.Bir umut telefonu açmaya koyuldu baba.Arayanın annesi olduğunu gördü ve onunla konuşmayalı uzun bir süre oldugunu farketti.Herkes kendi derdiyle uğraşıyordu bu zorlu zamanlarda da annesiyle konuşma fırsatını bir türlü yakalayamamıştı.Böyle zamanlarda hep çok buruk hissederlerdi çünkü yaşadıkları şehirde kimseleri yoktu ve senelerdir böyle yaşamaktan çok sıkılmıştı hepsi. Herkesten uzak bir yerde,kimseniz yokken yaşamanız çok daha zordur.Babanın kafasını günlerce bu düşünceler kurcaladı,ne yapması gerektiğini bilmiyordu.Günler geçti,artık tamamen özgürlüklerine kavuşmuşlardı fakat yeniden bir düzen kurmak daha zor olacaktı ve savaşın etkisi bir süre bütün şehirlerde hissedilecekti çünkü her yer yıkıma uğramıştı ve toparlanmak için biraz zamana ihtiyaçları vardı .Hazır her şey böyle düzelmişken yakın bir zamanda annesini ziyarete gideceklerini söyledi baba.O gün geldi çattı.Çocuklar çok heyecanlıydı.Uzun zamandır babaannesinin görmemişlerdi ve gerçekten özlemişlerdi.Terminalden Bursa otobüsüne bindiler ve yaklaşık 4 saat sonra Bursa'ya vardılar.Gelmeyeli uzun zaman olmuş,diye düşündüler içlerinden.Çocuklar burayı çok seviyorlardı.Babaannesinin evine geldikten sonra hep birlikte yemek yediler ve hasret giderdiler.Ülke zaten işgalden kurtulmuş,zorlu zamanlarını atlatmıştı.Artık babanın sürekli bir iş bulup getir elde etmesi gerekiyordu.Ailesinin geçimini daha guzel sağlamak için iş bulmaktan başka şansı yoktu.Özellikle çocuklarını da düşünmesi gerekiyordu babasının.Eğitimlerinden yeterince geri kalmışlardı zaten ve bu açığı kapatmaları gerekiyordu.Çanakkale'den gelmişlerdi.Baba oradaki bütün yapabileceği işlere bakmıştı fakat bir türlü güzel bir fırsat eline geçmemişti.Belki de daha iyi şartlarda yaşamak için yaşadıkları yeri değiştirmeleri gerekebilirdi.Hem çocukların daha iyi eğitim alabilecekleri hem de daha iyi gelirler elde edebilecekleri bir yere gitmeleri gerekiyordu.Kafasında bir sürü düşünce ile evden çıktı ve bir otobüs durağına asılmış bir iş ilanı gözüne ilişti.Hemen o ilanda yazan bilgileri aklının bir köşesine kazıdı,eve gidince de unutmamak için hepsini not aldı.Şehir degistirmek ailesi icin cok zorlayıcı olacaktı,çocuklar gerçekten çok zor zamanlar atlatmışlar ve onlar için bu kadar önemi olan bu şehri doğal olarak terk etmek istemeyeceklerdi.
Senelerce doğup büyüdükleri,bir sürü badire atlattıkları o şehirden birden koparıp başka bir şehirde yeni bir hayat kurmak onlar için çok kolay olmayacaktı.Bunu ailesiyle oturup konuşup öyle karar vermesi gerekiyordu.Bu konuyu Çanakkale'ye döndükten sonra ailesine danışması gerektiğini düşündü ve dönecekleri günü sabırsızlıkla beklemeye başladı. Kafasını kurcalayan binbir düşünce ile ayrıldı Bursa'dan.Eve geldikten sonra bu durumu ailesine nasıl açıklayacağını düşündü durdu.
En sonunda akşam yemekten sonra önce eşine söylemesinin daha doğru olduğunu düşündü ve başladı konuşmaya.
-,Benim görevim size en iyi şekilde bakıp bütün ihtiyaçlarınızı gidermek ve güzel bir yaşantı sürmemizi sağlamak.Biliyorsun ki bu dönemde hepimiz çok yıprandık bir sürü yara aldık ve artık bu savaşın enkazının altından kalkıp hayatımızı düzene sokmamız gerekiyor.Geçen gün Bursa'ya gittiğimizde bir ilana rastladım,iş imkanları oldukça güzel ve gerçekten geçimimizi rahatça sağlayabileceğimiz bir miktar kazanacağız.Önce sana sormak istedim beni anlayacağını ve destek olacağını biliyorum.
-Kabul edersek hayatımızı yeniden,sıfırdan kurmamız gerekecek.Bu hepimizi zorlayacak,özellikle de çocukları.Eğitimleri nasıl olacak,alışma süreçleri nasıl olacak,bunları gerçekten düşünerek bir karara varmalıyız.Çocuklar artık büyüdüler,bütün arkadaşları,hayatları Çanakkale'den ibaret.Yeniden bir hayat kurmak çok zor olacak.
-Hem annem de orada bize yardımcı olur.Burada kimsemiz yok senelerdir böyle yaşayıp duruyoruz.
-Seni anlıyorum ama bu gerçekten bir anda alınacak bir karar değil.Hem çocuklara da danışmamız gerekiyor ve onların vereceği tepki her şeyden önemli.
-Haklısın,bu durumu onlara da danışmalıyız.
Bu konuşmaların üzerinden birkaç gün geçti.Cocuklar gerçekten Çanakkale’de çok mutluydu, arkadaşlarını ve yaşadıkları,bir sürü badire atlattıkları bu şehri çok seviyorlardı.Ailecek alacakları bu karar hayatlarını kökten değiştirecekti.
Artık bu olayı konuşmalarının gerektiğinin farkına vardılar ve bir gün yemekten sonra konuyu açtılar.
-Öncelikle bizi anlayacağınızı umut ederek konuşmaya başlayacağız.Her şeyin farkındasınız bunu biliyoruz.Hayatimizi daha guzel yaşamak için babanız bir iş buldu ve bu iş yeri Bursa’da.Sizin ve bizim için de kolay olmayacağını biliyoruz ama bizi anlayacağınızı da biliyoruz çocuklar.
Kiz cocuk hemen ikizinden önce atılarak:
-Bizim arkadaşlarımız ve okulumuz hatta hayatımız değişecek.Yeni bir yere yeni bir hayata adapte olmak bizi çok zorlayacak gibi duruyor.
Derken erkek çocuk söze girdi:
-Sonuçta önemli olan ailemiz ve hepimiz için doğru olan buysa bunu kabul etmek zorundayız.
Gerçekten de anne ve babanın düşündüğü gibi cocuklar anlayışla karşıladılar bu durumu.
Hazirliklardir ev toplanmasıdır derken taşınma günü geldi çattı.Herkeste bir burukluk vardı,çocuklar arkadaşlarıyla vedalaşmış ve biraz da ağlamışlardı.Ne kadar yeni hayatlarına alışmak zorunda olsalar da doğup buyudukleri yeri özleyecekleri çok belliydi.Butun aile iclerinde bir buruklukla çıktılar yola.Kalacakları ev ve çocukların okulları gün öncesinden ayarlanmıştı.Ülke de yavaştan toparlanmaya başlamış,harp sırasında yıkılan yerler ve insanlar artık düzelmeye başlamıştı.Artık Bursa'ya gelmişlerdi ve yatağa yattıkları ilk gece sanki yabancı birinin evinde kalıyorlarmış gibi hissettiler.Bir de savaşı atlatmış insanlar oldukları için bu yaşam tarzı çok garip gelmişti hepsine.Sokaklarda silah sesleri yerine gülüşen,eğlenen çocukların sesleri vardı.Ertesi gün çocuklar okula hazırlanmak için uyandılar.Kendilerini nelerin karşılayacağını merakla bekliyorlardı.İkizlerden erkek olanı kıza göre biraz daha pasifti ve arkadaşlık kurma becerileri daha azdı.Bu yüzden annesi bu yeni hayatla nasıl başa çıkabileceğini düşünüyordu.Çocuklar ilk gün okula gittiklerinde tam da beklenildiği gibi kız herkesle tanıştı,erkek ise ne yapacağını bilemedi ve sırada sadece insanlari gozlemledi.Aradan bir hafta geçti iki hafta geçti ama erkek çocuğun bu çekingenligi bitmedi.Kimseyle konuşmuyor,eve geldiğinde de yemekten sonra odasına gidiyordu ve kimseyi görmek istemiyordu.Ailesi bu durumda ne yapmaları gerektiğini dusundu ve kız çocuğa danıştılar.
Kız:
-Zaten kardeşim hep böyleydi ama Bursa’ya geldikten sonra daha da içine kapandı.Ben okulda da evde de ona yardımcı olmaya çalışıyorum ama olmuyor,savaş zamanı olan olaylardan çok etkilendi ve toparlanması biraz zaman alacak gibi duruyor.
Annesi ertesi gün okula gitti ve rehber öğretmeniyle konuşmak istediğini söyledi.Ogretmen geldi ama gerçekten o kadar ilgisizdi ki anne bunu kendisinin halletmesi gerektiğini anladı.Akşam eve gittiğinde çocukla konuştu ve aslında kimseyle konuşmak istememesinin sebebinin okulda dışlanmış hissetmesi olduğunu anladı.
Bunun için kız kardeşinin ona yardımcı olması gerekirdi ama o hayatından gayet mutlu ve kardeşinin yaşadıklarının farkında bile değildi.Bursa gerçekten erkek cocuga hiç iyi gelmemişti.Daha öncesinde yaşayıp atlattığı olayların tekrardan tekerrür etmesi onu hiç de iyi etkilememisti.Bir de uğraşmaları gereken başka bir olay daha vardı:babanin işi…
İşler hiç de yolunda gitmiyor ve gerçekten babanın üstünde büyük bir yük vardı.Bu şirketteki çalışma düzenini asla anlayamamıştı ve anlayıp alışacak gibi durmuyordu.Maaş desen gününde yatmıyordu.Zaten Bursa'ya gelme sebepleri düzenli ve yeterli maaş alıp ailesini daha düzgün geçindirmekti ama ne maaşı düzgündü ne de ailesini daha iyi şartlarda yaşatabiliyordu.Ne yapmaya çalışsa hepsi bozuluyor ve ne yapacağını bilmiyordu artık.Buraya geleli 6 ay olmuştu ve gerçekten işler hiç iyi gitmemeye başlamış,aksine daha da bozulmuştu.Erkek çocuk için de ne kadar uğraşsalar da duzelmemis,belli ki Çanakkale’ye gitmeden de düzelmeyecekti.Hayatlarini ne kadar güzelleştirmeye çalıştıysalar,o kadar bozmuşlardı.Bu her şeyde de en çok yorulan kişi anne olmuştu.Babanın derdiyle de o ilgileniyor,çocuklar,ev işleri derken her şey annenin üstüne kalıyordu.Kız kardeş hariç herkes çok sıkılmıştı bu hayattan.O o kadar iyi alışmıştı ki kimsenin derdi kızın umrunda değildi.Sadece kendini düşünen biri olmuştu ve kardeşine de hiç yardımcı olmuyordu.Herkesi yeterince üzüyordu zaten.
Sonunda babası herkesi topladı ve Çanakkale’ye geri dönmelerinin daha doğru oldugunu,orada bir şekilde geçimini sağlayacaklarını söyledi.
O sırada anne,
-Çanakkale’ye dönersek eski düzenimizi oturtabiliriz,hem ben de işe girerim böylece istediğimiz gibi yaşayabilir ve birikim yapabiliriz.
Erkek çocuk bu haberi duyunca çok sevindi ve güzel olacağını düşündü.
Kız çocuk ise,
-”Bir yerde yaşantı kuramadık,oradan oraya geziyoruz ve tam bir yere alışmışken farklı bir yerde yaşadığınız yerin,arkadaşlarınızın değişmesi ne kadar zor biliyor musunuz?Zaten bu zamana kadar bir sürü zorluk atlattık,savaş zamanında yaşadığımız zorluklardan sonra böyle bir şehre gelmişiz,her şey yeniden başlıyor ve siz geri dönmek istediğinizi söylüyorsunuz.” diye sert bir çıkışta bulundu.Kimse bunun üstüne bir şey söyleyemedi ve herkes odalarına dağıldı.Herkesin aklında binbir düşünce, ne yapmaları gerektiğini bilmiyorlardı.Bu konu üstünde kız çok düşündü ve çok sert bir çıkış yaptığını anladı.Anne ve babasından,hatta kardeşinden daha fazla özür dilemesi gerektiğini farketti ve hepsine karşı olan pişmanlığını dile getirdi.
Artık Çanakkale’ye taşınmamak için hiçbir sebep kalmamıştı.Eski hayatlarının geri geleceğini anladıkları an eski mutlulukları da geri gelmişti sanki.En yakın biletleri aldılar ve Çanakkale'ye geri döndüler.Eşyaları taşıdılar,evleri tamamlandı,baba işine geri döndü ve bu sefer daha güzel bir gelir elde etmeye başladı.Anne de daha önceden bahsettiği gibi bir kadın giyim mağazasında işe girdi.Çanakkale'de de savaş zamanında terziydi ve bu işlerden anlıyordu.Çocuklar da okullarına,arkadaşlarına kavuşmuş oldu.Özellikle erkek çocuk için ilaç gibi gelmişti bu değişiklik.
Bazen yaşadığımız olumsuzluklardan başka yollarla kaçmaya çalışırken bu olumsuzlukları daha da kötü şeylere çevirebiliriz.Aslında en başından beri nereye aitsek,nerede en cok mutluysak dönüp dolaşıp geleceğimiz yer yine orasıdır.Bazen yolunda gitmeyen şeyleri hayatın akışına bırakıp,kader sizi nereye savurursa o akışa uymanız gerekmektedir.
Zeynep Naz Sezgin
9C 604
Yorumlar
Yorum Gönder